Peynirin ne zaman ve nerede
ortaya çıktığı kesin olarak bilinmemekle birlikte ilk olarak sütün taşınmak
veya saklanmak üzere geviş getiren hayvan midelerinden yapılan keselerde
tutulması sonucu tesadüfen keşfedildiği düşünülmektedir. Çünkü bu keseler
rennet adı verilen ve günümüzde peynir mayası olarak bilinen enzimi
içermektedir. Bunun dışında ilk peynirin ortaya çıkışıyla ilgili kesilmiş sütün
korunması için tuz ilavesi ya da asidik karakterdeki meyve sularının süte
ilavesi ile meydana gelmiş olabileceğine dair teoriler de bulunmaktadır.
Dünyada peynir yapımına dair ilk
kanıtlar milattan önce yedi ila on bin yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Bu
kanıtlara bazı coğrafyalarda rastlanılan kilden yapılmış elekler örnek
verilebilir. Peynire dair ilk yazılı kanıtların ise Sümer çivi yazısı
tabletlerinde olduğu bildirilmiştir. Bunun dışında Yunan Mitolojik kaynaklarında
ve Antik Mısır mezarlarında peynir yapımına dair bilgiler bulunmaktadır. Roma
İmparatorluğu döneminde ise peynir geniş coğrafyalarda ticareti yapılan bir
ürün haline gelmiştir. Bu süreçte farklı uygarlıklara ait teknikler
birbirleriyle etkileşim haline girmiş ve peynir üretim teknikleri
çeşitlenmiştir. Asya’da Moğolistan ve Tibet bölgelerinin bu anlamda köklü bir
geçmişi olduğu söylenebilir. Diğer taraftan Çin gibi köklü ve büyük bir
uygarlığın temel besin unsurlarından olmamakla birlikte bir peynir çeşidinin
Ming Hanedanından bu yana üretildiği bilinmektedir. Peynirin yeni dünyaya
yayılımının ilk kez İngiliz köylülerce gerçekleştiği söylense de sömürge
döneminde yazılan bazı raporlarda Amerika kıtasında İnkaların lama sütünden
yapılan peynirleri tükettiğinden bahsetmektedir.
Peynir kelimesi Türkçeye Farsça kökenli ‘Panir’ yani
sütten yapılmış kelimesinden geçmiştir. Divan-ı Lügati’t Türk’te ise peynirin ‘udhıtma’ şeklinde anıldığı görülmektedir.
Aynı zamanda Uygur Türkçesinde de geçen Udhıtma, uyutma manasına gelmekte olup
sütün mayalanıp uyutulması ve peynirin oluşumunu ifade eder. Anadolu’da ise
peynir için yöresel olarak pendir, kesük, ağrımışık, bışlak gibi isimler
kullanıldığı da bilinmektedir. Bununla birlikte Türk uygarlığında peynirin
kökenlerine dair fazlaca bilgi bulunmamaktadır. Bazı kaynaklarda farklı
coğrafyalara göç eden Türk kavimlerinin yolculuk sırasında uzun süre
dayanabildiği için bazı peynir türlerini ürettikleri ifade edilmektedir. Benzer şekilde Moğol ordularının binlerce
kilometre yol kat ederken kurutulmuş lor ile beslendikleri bilinmektedir. Hatta
bu besin maddesi oda sıcaklığında iki yıla kadar dayanabilmektedir. Asya’dan
Anadolu’ya göç eden Türk kavimleri edindikleri birikimlerini burada var olan
peynir kültürüyle yoğurarak çalışmamıza da konu olan Anadolu peynir
çeşitliliğini oluşturmuşlardır.